Çelikler 8 - 10 cm boyunda ve alt dallardan alındı.
Aşağıdan itibaren yaklaşık üçte ikilik bölümündeki yapraklar koparıldı.
Üst bölümde kalan yapraklar da su kaybını en aza indirmek için azaltıldı.
Dalın üst ucu çapraz, alt ucu ise düz kesildi.
Köklenmesini beklediğimiz bölümün bazı yerlerinde, köklenmeyi kolaylaştırmak amacı ile fazla zedelemeden, belli belirsiz bıçakla küçük yaralar açıldı.
Bir kısmına ise hiç dokunmadık. Farkı göreceğiz.
Çelikler 2 gün, aşağıdan birer santimetrelik bölümleri suda kalacak şekilde ılık suda bekletildi.
Daha sonra, sudan çıkarılan çelikler hemen 2 cm. kadar toz köklendirici hormona batırıldı, sonra hafifçe silkelenerek, içlerine önceden biraz nemlendirilmiş torf bulunan viollere dikildi.
Bir kısmı hormonsuz olarak dikildi, bunda da farkı göreceğiz.
Dal toprağa itilerek sokulmak yerine önceden ince bir çubukla (aslına bakarsanız bir kurşun kalem) açılan deliklere yerleştirildi. Çünkü çeliği iterek toprağa batırmaya çalıştığınızda dalın dibine sıvanan hormon sıyrılabiliyor.
Şu anda, 20 derece C. civarında ısıda, kapalı ve doğrudan güneş ışını almayan ancak karanlık da olmayan bir mekanda bekliyorlar.
Günde bir kaç kez, toprak kontrol edilerek, el spreyi ile sisleme şeklinde sulama yapılıyor. |